30.4.09

follow...




There were sages who spent their entire life


searching for an asnwer that did not exist,


but who were not tempted to invent an answer


when they realised there was none.


Instead, they carried on humbly inhabiting


a Universe they would never understand.


The only way they could truly participate


was by following their own desires, their own dreams,


because that's how man


becomes an instrument of God.




Paulo Coelho, Brida.

28.4.09

Urla'nın renkleri



Öğretmek...


Kişi ancak bilmiyorsa öğretebilir, gerçekten bilen öğretemez. Anladığımız şeyi, gerçekten bizim olanı bir başkasına aktaramayız.

Dreamer, Tanrılar Okulu

27.4.09

Back to the mountains







Sevgili Gürko'ya, bu güzel kareler için ve bize kutsal dağlarda eşlik ettiği için sonsuz teşekkürler...

24.4.09

Herşeyin zamanı...

Gün batımında
Hafif bir hüzün esti penceremden içeri.
Pervazdaki çiçeklerin kokusuna karıştı
Yanlızlığımın düşünceleri.
Umursamazca gökkuşağını örmeye devam etti 
Bedenimin yorgun elleri.
Evde bekleyen ben, bir bekleyensiz yaşama doğru
Bir sıra daha ördüm hiç bitmeyen örgümden.
Ve bildim ki,
Herşeyin bir zamanı vardı.
Örmek zamanı, sökmek zamanı,
Yaşam, bu ikisi arasında ki "an" dı...


Doğrulmak zamanı...hemde ölmek...
Bulmak zamanı...hemde kaybetmek..
Öldürmek zamanı...hemde iyileştirmek..
Korumak zamanı...hemde bırakmak..
Sökmek zamanı...hemde dikmek..
Susmak zamanı...hemde konuşmak..
Sevmek zamanı...hemde nefret...
Savaş zamanı...hemde barış...

P. Coelho


23.4.09

kim olduğunu...

biçimsiz bir hal
halsiz bir bakış
bakışsız bir biliş

bilmek son değil
sadece bir başlangıç

hangi 23 nisan yağmursuz geçmiş ki
hangi boşluk doldurulmuş ki
hangi çocuk unutmuş ki

 kim olduğunu....


21.4.09

son/suz

Zamanın bir sonu var mı?
İnanmak istemediğimiz bir yanılsama gibi
Hem  bekleyip hem kaçtığımız
Bitişlerin ardındaki an mı?
Yoksa göremediğimiz karanlık gibi
Yokluğuyla var olan bir yaşam mı?
Ya da bildiğimiz ama unuttuğumuz bir anlam?
Son bir başlangıç değil de, her an "var" olan mı?
Nefesin içindeki ölüm, sözün içindeki sessizlik, 
Özün içindeki biliş gibi, yoktan var olan
Göz açıp kaparken ki o minik an mı?

son/suz

20.4.09

Bir film


Dün güzel etkileyici bir film izledim. The Reader. Herşeye kendi kısıtlı penceremizden bakmaya alışmış bizler için, yargılarımıza, "iyi"/"kötü" ikilemlerimize, ve hukuk anlayışımıza yeniden, başka gözlerle bakmamızı sağladı bu film bence. Hitler dönemimin bilindik karanlığına bakarken, dünya içindeki oyunların hep aynı kalıp, sadece oyuncularının yer değiştirdiğini hatırlattı...
Affetmek, Aşk ve Ölüm üzerine, beni sessiz bırakan bir film...

6.4.09

güneşli pazartesiler




























Manchester dönüşü beni güneş bekler zannederken bir de baktım burada sular seller:)
Böylelikle yanımda getirdiğim kareler oldu güneşli pazartesiler...