25.6.09

Bir toplantı sırasında dinlediklerimin ardından akan 
özümün sesi...

22.6.09

yeni başlangıçlara sonsuz teşekkürler....



düşmenin ve yeniden doğrulmanın öğreltildiği yer

Idea çocukluğunun uzay gemisine giderken

ve orada bizi bekleyen...

Dalyan ve deniz kızı



                                                                 Çeşme'deki klise ve gözleri

eski bir ionya kenti Erythria'ya doğru

Erythria'daki eski klise



                                                                             ve kuyusu


                                                                         çocuk ruhdaşlar





modern atımız:)


hayatımızın dönüm noktalarından birinde

kesişti yolumuz sevgili Idea ile..

yeni adımları beraber attık uçarak

ne yollar aştık, ne manzaralar gördük, ne çok güldük ve dans ettik rüzgar ile

biliyorum ki bundan sonra yaşadığım her acıdan sıyrılmamda kucak olacak paylaştıklarımız

ne zaman içim kararsa, ışık olacak beraber evrene bıraktıklarımız...

eski kuyunun ucunda birbirimiz için dilediklerimiz, kendimizde sır kalsa da

uzaklara gizlenmiş manastırın ruhları sazlıklara fısıltayacak, bilip de söyleyemediklerimizi...






19.6.09

...

Yaşamak, emin olmamanın, bir sonraki anda neyi yapacağımızı, nasıl yapacağımızı bilmemenin bir şeklidir.
Agnes De Mille

14.6.09

bugün2


İstemek için hazır, yönlendirilmek için açık fikirli ve inançsızlık nöbetlerine rağmen inanmak için istekli olmalıyız...

Julia Cameron-Sanatçının Yolu

bugün


Bugün akşam üzeri sevgili dostum Münire ile, rüzgarı, denizi, , kendimizi paylaştık...
Her zaman uğradığımız kitapçımızda soluklanıp ratsgele süsü vererek seçtiğimiz kitaplardan birbirimize pasajlar okuduk, beraber güldük, hüzünlendik, öğrendik ve "an"ladık..

İşte o kitaplardan birinden, Julia Cameron'un "Sanatçının Yolu" adlı kitabından  size bir alıntı: 

Görmek için gözlerimi kaparım. Paul Gaugin.

gerisi size kalmış...


rüzgar


yeni bir dünyanın eşiğinde
donmuş bekliyorum
ne ileri ne geri
ne yukarı ne aşağı
öylesine duruyorum
hayallerim, hüzünlerim, özlemlerim, umutlarım
eteğimden çekiştiriyor, sesleniyor, tepiniyorlar
ve ben onları olduğu gibi bırakıyorum
penceremden içeri konuk olan rüzgara tüm bedenimi teslim ediyor
ve kendime yatıyorum...
geçmişteki tüm sesler, fısıltılara dönüşürken
geleceğimi ufuktaki pus örtelerken
ben "olan" a teslim oluyorum...


7.6.09

Penceremden...


her günbatımında
sessizleşir özüm, uzağımda...
 tüm istekler ve arzular, 
tüm korkular ve hayallerden
soyunur benliğim usulca
ve bir "an" lığına 
insanlığımı terk edip süzülürüm
giden güneşin ardında...
bedenimi pencerede bana bakarken bırakıp
kaybolurum günle gecenin son kez buluştuğu ufukta...