15.11.09

Mütereddit ruhlar

Göklerin direksiz yaratıldığını nakleder semavi dinlerin anlatıları. Nakleder etmesine de, her okuyanda aynı tesiri bırakmaz bu sözler. Yedi kat gökyüzünün direksiz ama üst üste, desteksiz ama dengede durmayı başarmasını, kainatın mucizevi nizamına kanıt olarak görmeye meyyaldir insanların çoğu. Ama işte kimileri de hayatın muntazamlığına değil, tekinsizliğine işaret sayar bu durumu. Ha düştü ha düşecek bir gökyüzü altında yaşadıklarını düşünmekten alı koyamazlar kendilerini. Onları yalancı çıkarmamak için olsa gerek, gökyüzü de kafalarına çöker sık sık. Hep son anda, sonlara ramak kala yükselip, ağırlığı altında ezilenlerin tekrar nefes almalarına izin vererek...

Gökyüzünün altında ikide bir haşat olan bu insanlar, endişe abideleri olarak değil, abidevi endişeler olarak dolaşırlar aramızda. Mütereddit ruhlardır onlar. Gösterilene değil, gösterilmeyene bakarlar. Batıl inançların sadık takipçileri de onlardır gene. İtikat ve itikatsızlık arasında gidip gelir yüreklerinin sarkacı. Hiçbir gerçek, mutlak surette inanılacak kadar kesin değildir; hiçbir sığınak yeterince korunaklı değil. Sallanan çocuk dişleri gibidir hayatla bağlantıları. Yaşlanmadan ölen çocuk dişleri gibi salınırlar direksiz-direksiyonsuz boşluklarda. Sanılanın aksine, ayaklarının altındaki zemin değil, başlarının üzerindeki göklerdir fütursuzca alçalıp yükselen; tekinsiz bir devinimle biteviye dalgalanan."Hamlet'ten etkilenmiş mütereddit bir ruh asla başkalarının zararına yol açmamıştır" der Cioran. Çünkü onlar hasarların en büyüğünü gene kendilerine verirler.

Elif Şafak, Med-Cezir.

3.11.09

İnsan ne ile yaşar?







2009 İstanbul Bienali'nin sorduğu bu soruya verilen cevaplar arasında, bende 
 iz bırak"an"lar...



Chagall ve...








hiçbir akıma ait olmayışıyla, düzenin içinde muzip  teptaklaklıklar yaratışıyla, çocuksu olasılıklarıyla, ve eşine olan tutkusunu resme böylesine hoş yansıtışıyla sevdiğim bir sanatçı Marc Chagall. İstanbul'a konuk olmuş ki göreyim tekrar tekrar...:)