31.1.11

Teos/Sığacık

















Bazen nedensizce ve gizlice bir mekan sizi çağırır eteklerine...Geçtiğimiz pazar Güzelbahçe'ye 20 km uzaklıkta olan ve bize bu kadar yakın olmasına karşın daha önce hiç gitmediğimiz bir şehriciğe uzandı yolumuz. Öylesine çıktık yola, ne bulacağımızı bilmeden. Meğer koskoca bir antik kentin eteklerine kurulmuş sevimli bir kasaba bekliyormuş bizi. Zeytinliklerin arsasına gizlenmiş Teos, Ionya'nın en önemli kentlerindenmiş de haberimiz yokmuş. Maalesef, çok az kalıntı yeryüzüne çıkarılabilmiş. Gerisi yüzlerce yıllık zeytin ağaçlarının altında gizli bir hazineymiş. Doğası bahara hazırlık yapan Sığacık ve çevresi ise, insanın sığınası gelen sevimli bir liman kasabası. Osmanlı döneminden kalma bir kalenin surlarının içindeki eski evler ve minyatür pazarı ile, Ionya'yı Ionya yapan Dionysos'un neşe dolu enerjisini hala taşımakta.

Fazla söze gerek yok, işte size birkaç esinti...

Sevgiyle...

18.1.11

Ólafur Arnalds


Yeni tanıştığım bir müzisyen...

17.1.11

Amaçlarımız...

"Şu anda ne yapıyorsan hayattaki amacın budur" diyordu okuduğum bir kitabın öylesinde açtığım bir sayfasında.

Gerçekten de bazen kendimizi hep gelecekteki bir amaca hizmet ederken buluyoruz. Andan öylesine kopuk ve öylesinde odaksız. Oysa belki de olmaya çalıştırdığımız bir amaç peşinde koşmak yerine, sadece şu anda ne yapıyorsak ona verebilsek kendimizi, koşulsuz ve kurgusuz. Peşinde koşulacak bir amaç olmadığını idrak edebilsek ve herşeyin içindeki "an" da kalabilsek...işte o zaman özgürleşiriz belki de kendimizden....