14.3.11

Tren yolculuğu...

"Doğduğumuz andan ölene kadar hayatımız sürekli bir yolculuktur. Manzara değişir, insanlar değişir, ihtiyaçlar değişir ama tren hep ileri gider. Hayar bir trendir, tren istasyonu değil...
Dünya aynı anda hem yaratılmakta hem de yok olmaktadır. Bir vakitler karşılaşmış olduğun insanlar yeniden zuhur edecek, gitmesine göz yumdukların geri dönecektir." demiş P.Coelho son kitabı Elif'te.

Hayat denen yolculuktan zevk almak için onun sadece bir yolculuk olduğunu hatırlamamız yeterli belki de. Şu sıralar yeni görevler peşinde koştururken ve zihnim durup kendine odaklanmayı özlerken, bu satırları okumuş olmam kendi hayat trenimin penceresinden farklı gözlerle bakmaya itti beni. Ve yolculuğun sadece kendimden kendime olduğunu hatırlattı bir kez daha.

8.3.11

Cunda, Ayvalık, Kedişler, Köpişler ve diğerleri...

Cunda'daki sevimli antikacı

Kaldığımız butik otelin diğer binasının önündeki dökme küp

ve muhteşem tavan süslemesi



Akşam öylesine konuk olduğumuz minik şarap evi ve şöminesi

Meşhur cunda kasabı köpişi

Otelimizin avlusundaki Yaman ve Misket

Ayvalık'taki gizli bir bahçe

ve sokaklarda bize poz verenler



Ayvalık sokaklarında bir film seti ve tarihe yolculuk












Geçtiğimiz haftasonu bir grup arkadaşımızla Ayvalık ve Cunda gezisi yaptık. Her köşesinde garip bir sakinlik ve hatta zamanın durma hissi hakimdi. Başka bir boyuta gidip gelmişcesine, "an" da kalabilmenin keyfini çıkardık. İşte o anlardan gözüme çarpanlar....

1.3.11

5 cm per second






Geçtiğimiz haftasonu İzmir'in ender festivalleri arasında yer alan Japon filmleri festivali gerçekleşti. Ben de sayesinde muhteşem görselliklerle dolu bu filmle karşılaşmış oldum.

Kiraz çiçekleri, ağaç dalından dökülürken saniyede 5 cm olacak şekilde yere düşerlermiş. Bundan yola çıkarak sevgi ve mesafeler üzerine sessiz ve büyüleyici bir film yapmış, Makoto Shinkai. Hem gerçekçi, hem duygusal hem de felsefi boyutların görselikte birleştiği bir yapıt. Tekrar tekrar izlenebilir, japonca öğrenmek için de ideal:)