Kayıtlar

Hurri&Şerri

Resim
Ankara'da Kasım ayını yaşamak, sonbaharın renklerini gözlerime çekmek, alışılmadık güneşinde gezip dolaşmak  Anadolu'nun izlerinde... işte bayramın bize hediyesi. Yıllar önce gezdiğim Anadolu Medeniyetleri Müzesini bu kez eşimle yeninden gezmek,  uygarlıklar arasında yolculuk etmek, ilginç isimler öğrenmek... işte "an"a bırakılmış bir güzergahın bize hediyesi. Hititlerin baştanrısı Teşub'un kutsal boğaları "Hurri" ile "Şerri"'nin bende kalan izleri Gündüz ve Gece'nin, İyi ve Kötü'nün temsilleri işte geçmişimizden şimdimize yansıyan kutsallığın izleri...

....

Günlerin tanıdık gelgitlerine bilindik tepkileri verme  Dur. Gözlemle sadece, sözsüzce. Suskun ve sessiz arasındaki fark olmasını  Bil. Konuşmasan da hiç, gülümse özgürce. Elinden ne gelirse onu yap, ne eksik ne fazla Ve ne yaşarsan yaşa, kendini yargılama. Sadece yaşa ve  Geç. Hayatın senin içinden geçişini  Seç.

çivit

Kasım ayının ortasına doğru yol alıyoruz. Bir yöne doğru gittiğimizi zannedip aslında bilmediğimiz bir yönsüzlükte yürüyoruz. İşin hem gizemli ve zevkli kısmı bu. Hem de rahatsızlık verici kısmı, zira minik ama engin zihnimizin birşeyleri "bilmek" için bitmek tükenmeyen bir açlığı var. Bu açlığa rağmen, erken kararmış çivit mavisi ve rüzgarlı bir gökyüzünün altında , cama yansıyan gece lambasının loş ışığında, kendimleyim. Diğer odalardaki arkadaşlar yavaş yavaş çıkıp evlerinin yoluna koyulurken, ben akşamı birkaç dakika daha uzatıp, yaşadığım günün izlerini yavaş yavaş içimdeki sessizliğe dönüştürüyorum. Sonsuz yollarda akıp giden arabaların arasına karışmadan önce, bir karınca gibi ezberlediğim ve benimsediğim yolumdan, şaşma egsersizleri yapmaktayım. Dün öğredim ki karıncalar diğer arkadaşlarının bıraktığı kokuyu izleyerek kilometrelerce yol aşıp yuvalarına yiyecek götürürleşmiş. Onların yol bulma yöntemi koku. Bizimkisi zihin. Belki de, biz de arada yolumuzu başka duyula...

Doğanbey Köyü- Dilek Yarımadası Milli Parkı

Resim
Doğa yine çağırdı bizi, ve biz de tabi ki gittik:) Sonbahar'ın yaz güneşi ve eşsiz renkleri eşliğinde, bir tırmandık, bir indik:)

Elma

Resim
Dayanamadım yine ve bir elmanın iki yarısını yakaladım yine, yine ve yine: )

"Her Çılgın Düşünce"

Kelimelerle iç içeyim son zamanlarda. Bir kitap çevirisi teklifi üzerine, uzun zamandır ertelediğim yazınsal yanıma geri dönüyorum. Tam bir keşif, tam bir macera. Sözlüklerin içinde kaybolmak, sözcüklerin anlamlarla olan bağının arasındaki boşlukta durmak, zihnimin farkına varmak... Tabi ki fotoğraf üzerine bir kitap, çevirmeye kalktığımız. Neyseki yalnız değilim. Bir dostla birlikte anlamlara yeniden anlam verme egzersizi yapacağız. Kitabın adı. "Each Wild İdea"  (Her Çılgın Düşünce?) Akademik dili yoğun ve kıvrımlı olsa da, içeriği fotoğraf tarihi ve felsefesi üzerine odaklansa da, bitirmek üzere olduğum "Var Olmanın Gücü" ile bazı paralellikler kuruyor olmam, algıda seçicilik mi yoksa?  Kimbilir... Yine de tamamlayıcı bir egzersiz kalkıştığım.  Çayımı koydum, perdeyi araladım, manzarama yeniden bir göz attım. Zihin dünyasının, sözcükler ve anlamlar dünyasının içindeki yolculuğuma başladım. Bu sefer gördüklerime inanarak ya da inanmayarak değil, onları oldukları g...

Var Olmanın Gücü

Öyle bir yağmur yağdı ki dün gece, sanki gökyüzü içini kustu toprağa. Bereketi birikmiş mavilikten sonsuzluk indi aşağıya. Zümrüt ve Gece onlar için balkona kurduğumuz kulübede yarı ıslak, yarı kuru yan yana vakit geçirmek zorunda kaldılar. Belki de onlar için yeni bir yakınlık dönemi oldu bu durum. Bahçedeki bitkiler suya doydular ve sabırsızlıkla güneşi beklemeye başladılar. Ve muzip güneş bulutların arasından belirdi sabaha...Dışarıda ne oluyorsa içimizin bir yansıması gibi...bazı günler kasvetinden geçilmeyen ruhumuz, "ben"liğimiz yüzünden acı çekerken, hemen ardından içimizi sıcacık bir huzurun ve neşenin kaplaması ne kadar tanıdık.... Yağmurlu günleri çok severim. Toprağa sinen suyun kokusu, dışarda kopan fırtına ile evdeki loş sıcaklığın zıtlığı, hep hoşuma gider. Ama en çok da kitap okumayı severim penceremi çalan yaşam eşliğinde. Dün gece başladığım kitap, hem içimdeki hem dışımdaki fırtınaların bana armağanı: Var Olmanın Gücü, Eckhart Tolle. Benden de size armağan o...