27.1.08

dağ, deniz ve biz



























Doğanın içinde 4 yoldaş ve yanlarında Shiva , dağdan denize doğru bir yolculuğu paylaştılar yan yana. Ağaçların dalları denize açıldı uzun bir yolun ardında ve egenin ucundan selamladılar yaşamayı. Dalgaların vurduğu kayalara söz verdiler geri dönecekleri zamanı ve tepelerinde uçan martıya fısıldadılar en derindeki sırlarını. Rüzgar sarıp sarmalarken üşüyen ruhlarını, BİRLİKTE paylaştılar hayatın büyülü anlarını...
Bugün avucumuzda ölen minik kuşun anısına...

23.1.08

durdum ve baktım

Minik bir kuş çarptı camıma, bana birşeyler anlatmak ister gibiydi...döndü dolaştı penceremin etrafında, bilgisayara gömülmüş başımı kaldırmam için uyardı beni..uzak ufuklara çevirdim gözlerimi..herşey yavaşladı..zaman ağırlaştı..düşüncelerim buharlaştı...bulutlu bir gökyüzünden güneşin son kırıntıları ulaştı..tek tük yanmaya başlayan gecenin ışıkları, yıldızların çıkışını yakınlaştırdı..minik kuş yine döndü penceremin etrafında, gözlerini yakalayamadım ama heyecanını hissettim yakınımda...yavruydu besbelli, yeni başlamıştı özgürlüğüne ve heyecanla göstermek ister gibiydi marifetini kimbilir niye...ama beni uyandırmaya yetmişti pır pır edişi..kendimden tam da uzaklaşmaya başladığımda, "dur" demişti. Ben de durdum ve baktım....

6.1.08

boşluk, bugün hissettiğim şey...

2.1.08

Yeni yılda


Yeni yılda, kendini yenileyebilmek en zoru gibi gözükür. Ama şöyle bir bakmak yeterlidir geçmişe. Ne kadar çok şeyden geçtiğimize. Hangi acıların bizi gereksiz yıprattığına, hangilerinin bizi büyüttüğüne. Yeni bir yılda yinelemedim kendimi. Bir değişiklik yaptım kimsenin bilmediği. Gülümseyerek bir sır daha kattım özüme. Artık biliyordum eskisi gibi olmadığımı. Çünkü yaşamama izin veriyordu benliğim yeni Fulya'yı. Böylece izin verdim yeni yılda beklentisiz sevmeye, yeri geldiğinde susup, yeri geldiğinde korkularımı terk etmeye. Bir insana bağlanmadan yanında olmayı seçtim, anın içinde. Geçmiş ve gelecekle dolurmamayı tercih ettim düşüncelerimi. Özgürdük ikimiz de. Her an çıkıp gidebilirdik birbirimizden, yeni hayatlara, katılmak için insan olmanın yeni deneyimlerine. Her an sevebilirdik bir başkasını daha, belki birbirimizden de fazla. Ama güzelliği buydu özgürce sevebilmenin. Bir insanın değerini, paylaşılan "an"larda bilmenin. Güzelliği buydu kaybetmeyi bilerek, kazanabilmenin. Sabırsızlığa yenik düşmeden belirsiz kalabilmenin.
Yaşamın "bitişler" sayesinde ilerlermesine izin vermekti, yenilenmek. Gidenin ardından gülümsemek. Yeri geldiğinde onu kendi elinle bir başkasına verebilmek. Yas tutmadan bakabilmekti terk ettiğin sevgilinin yüzüne, onu sevmek. Çünkü herşeye rağmen değerdi, ölümü bilmemize rağmen yola devam edebilmek.