28.9.08

27-28 Eylül İzmir'in büyücüleri:)















İzmir'i göklerden izleyenler...


Balıkçı Veli'nin keskin zekası: fileli limon:)


Nilü ve aurası+ Münire:)






Defne







Yolculuğumuza bahşedilen rehber


Yusufcuk










Dağ rehberi
iyi ki geldin Nilüm...



Photos: Nilü

23.9.08

:)

Kendimizi ne kadar fazla önemsiyoruz.
Oysa gelip geçiciyiz.
Bunun farkındalığında, tutunmak yersiz.
Boşluğa bıraksak biraz kendimizi,
Gideceğimiz yerde zaten var olduğumuzu
Çoktan fark ederiz.

18.9.08

sonbaharda izmir

sonbaharda yürümek bir dostla sessizce
gün batarken özgürce dalabilmek
"an" a yakalanan görüntülere
ve düşüncesizce bakabilmek ışığın maviye bıraktığı sonsuz renklere
geçici olduğunu bilerek
coşkuyla hissedebilmek yaşamı
en derinde
var oluş
gizli bir yokoluş
yinelenen
içimizde

9.9.08

...

All the fear has left me now
I'm not frightened anymore
It's my heart that pounds beneath my flesh
it's my mouth that pushes out this breath
and if I shed a tear I won't cage it
I won't fear love
and if I feel a rage I won't deny it
I won't fear love
Companion to our demons
they will dance, and we will play
With chairs, candles, and clothmaking darkness in the day
It will be easy to look in or out
upstream or down without a thought
and if I shed a tear I won't cage it
I won't fear love
and if I feel a rage
I won't deny it
I won't fear love
Peace in the struggle to find peace
comfort on the way
to comfort
and if I shed a tear I won't cage it
I won't fear love
and if I feel a rage I won't deny it
I won't fear love
I won't fear love
I won't fear love...
Sarah McLahlan
Fumbling Towards Ecstasy

I am going Home...

kendime...
You've been gone so long
all that you know
has been shuffled aside as you bask in the glow
of the beautiful strangers who whisper your name
do they fill up the emptiness?
Larger than life is your fiction
In a universe made up of one
You have been drifting for so long
I know you don't want to come down
Somewhere below you, there's people who love you
And they're ready for you to come home
Please come home
You walk in a room and the world stops to stare
Mesmerize all who are caught in the glare
Of the spotlight that follows wherever you go
Does it light up the emptiness?
Larger than life is your fiction
In a universe made up of one
You have been drifting for so long
I know you don't want to come down
Somewhere below you, there's people who love you
And they're ready for you to come home
Please come home....
Sarah McLahlan, Drifting

7.9.08

Sıyrılmak ve Beklemek

"Konuşuyoruz, konuşuyoruz ve hiç aklımıza getirmiyoruz ki, sözcüklerin gerçekten var olmak için dinleyişle beslenmeleri gerekir."
Susanna Tamaro'nun bu cümlesini okuduktan sonra, "susmanın" ve "dinlemenin", gündelik hayatın bizi içine çeken "zamansızlığını" aşmak olduğunu hissettim. Yaşamak, kendimize, sevdiklerimize ve susmaya zaman ayırmaktı. Belki de sadece gün batımına bakarak, bir ağacın yapraklarında kaybolarak, bisikletimizle giderken bizi okşayan rüzgarı selamlıyarak, ya da yanımızdan geçen bir çocuğunu başını okşayarak "kaybettiğimizi" sandığımız ama aslında kazandığımız anlardı yaşam...
"Zamanı anlayabilmek için, onun en derin manasını kavrayabilmek için, onu yorumlamak yerine, ondan sıyrılmayı bilmek gerekir", diyor Tamaro.
Bu güzel şehre yerleşeli tam bir yıl oldu ve ben bugün yeniden başladım. İlk kez gelmiş gibi bu şehre, yeniden soluyorum onun hem sakin hem hareketli enerjisini. Yanımda bana rehberlik eden eski ruhdaşımla, yeni yollardan geçiyor, yeni kapılardan giriyorum. Geçmişdeki beni ve beni ben yapan tüm benlikleri, ait oldukları yere bırakıyor...ve bekliyorum.
"Çünkü bir tohum aylarca toprakta sessizce yatabilir ama bu karanlık bekleyiş içerisinde suyu arzulamaktan, onu beklemekten vaz geçmez. Suyu ve kabuğunu kırarak yukarıya doğru gelişmesibe, ışığın ve soluğun evrenine yükselmesine yardım edecek gücü bekler.Başlangıçtan beri üstlenmek üzere dünyaya çağrıldığı formu nihayet keşfetmek için bekler."
Susanna Tamaro, Her sözcük bir tohumdur.
İzmir, 06 Eylül 2008