24.10.09

anla...

kendini erteleme
hayatı erteleme
sevdiğin için bile olsa,
yoruluncaya kadar çabalama
bırak
herşeyi
oluruna
ve kendi oyununu oyna
TEK başına...
oynamak istemeyenleri zorlama
giden gitsin
sen kal BİR başına...
ve artık ağlama
bak yukarı
kendine
ve anla...

21.10.09

Logocat

yolda yürürken en çok nereye bakarsınız?
önünüze mi?
ben gökyüzüne, ağaçların yapraklarına, ve bazen de beni tepeden gözleyen kara kedilere bakmayı tercih ederim hep:)
düşmek pahasına da olsa
gördüklerime değer...

 canlı logo tasarımı diye buna derim işte!

18.10.09

bir kedi gibi

çağırdım ve geldi
ipek tüylü bir kedi
hayatımı gözden geçirdiğim bir gecede
beni yalnız bırakmayan
 yine bir kedi...

yaşamak bırakmakla ilgili
yaşamı bırakmadan, içindekileri bırakabilmeli
seçtiklerine, seçtiklerimize,
izin verebilmeli

tıpkı bir kedi gibi...

varabilmeli
bittiği anda herşey
herzaman olduğumuz yere

sevdiklerimize
veda ederken 
sımsıkı sarılabilmeli

ve bilmeli ki
hayat, sarılıp bırakabilmekle ilgili...

tıpkı bir kedi gibi..


16.10.09

sessizleştikçe...

son zamanlarda
sessizleştikçe sessizleşesim
sessizlik içinde küçücük bir nokta oluncaya kadar küçülesim
ve aynı anda başka bir varoluş biçimine büyüyesim var...
çok konuştuğum, farkında olmadan konuştuğum,
dinlemeden konuştuğum anlar da var elbet
ama bu anların cızırtısı gittikçe uzak, gittikçe belirsiz, ve gittikçe anlamsız...
bazen otobüsle eve dönerken içimdeki maymuni konuşmalar, dilini anlamadığım bir gürültüye, ardından, gittikçe uzaklaşan bir yankıya dönüşüyor
gelip geçen görüntülere bıraktığımda ise kendimi
anlamlar sözcüklerden çıkıp havada uçuşuyor
ve sıra sıra heceler, tek başına harflere ve isimsiz seslere dönüşüyor...

hayırlısı...