2.8.06

İllüzyonların anımsanışı


Teşekkürler Nilü

"Ben kötülük görmüyorum ve kötülüğe inanmıyorum. Ben korkunun
varlığına inanıyorum ve insanları başkalarına sevgisizce davranmaya
iten şeyin korku olduğuna inanıyorum. Doğmuş olan hiçbir kimse
yoktur ki içinde sevgi bulunmasın. Hiçkimse. Fakat korku sevgiyi
bulut gibi örter ve sevecen olmayın der, çünkü sevecek olursanız,
incinmeye açık olursanız birisi sizi incitecektir.Eğer bu incinmeyi
yalnızca incinme olarak kabul edebilirseniz ve bütün hayatınızı
incitilmeden, acıdan kaçarak geçirmeye çalışmassanız, farkına
varacaksınız ki dünyanız tümüyle değişiyor. Bırakın sizi
incitsinler. Herhangi biriniz bu yüzden öldünüz mü? Hepiniz
incitildiniz, bitip tükenmezcesine çok kez incitildiniz, ama hala
buradasınız, hala canlısınız ve iyi durumdasınız. Öyleyse bu korkunç
şey size ne yaptı ki? Kaçıp kurtulmaya çalıştışınız acı ve ıstırap
korkusu yalnızca bir hayalettir. Keder olmadıkça siz sevinç de
duyamassınız, onlar aynı dünyanın iki yüzüdürler. Öyleyse bırakın,
insanlar hakkınızda kötü şeyler söylesinler ya da bunları size
söylesinler. Bu gerçekten önemli mi?

İzninizle size şunu söyleyeyim dostlarım; kötü sözler işittiğiniz
anda, yapacağınız bir seçim var. Ya buna karşı duyduğunuz tepkiyi
terkedersiniz ya da dramı cüretle, her anının tadını çıkararak
oynarsınız. Fark etmez! Eğer üzüntü,sıkıntı ve suçluluk duygusu
çekmek hoşunuza gidecekse pekala hadi öyle yapın! Bunu cesurca ve
canlı bir biçimde yapın. Yani canla başla ve gerçek biçimde yapın.
Zorluk, bu şıklardan herhangi birini seçmediğinizi söylediğinizde
ortaya çıkar. Sizin seçimsiz olduğunuz düşüncesidir sizi incinmeye
açık kılan! Eðer her an seçimlerle dopdolu olduðunuzu
görebilseydiniz herþey değiğirdi. Sizi için için yıkan şey olaylar
değil, sizin onlara verdiğiniz karşılıklardır. Bunları hepiniz
bıkıncaya kadar dinlediniz. Fakat bir tek kez, bütün varlığınızla
gerçekten dinlerseniz, anlayacaksınız ki sizi inciten olaylar değil
onlar karşısındaki kendi tavrınızdır"

kaynak: Bartholomew..illüzyonların anımsanışı..s.97

Hiç yorum yok: