29.12.06

Yeni BİR yıl

BİRlikte, yeni yılı, yaşam sevinci, çoşku ve sevgiyle karşılamak dileğiyle...

Beri gel, daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır gür, bu savaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte.
Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek, ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?
Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
İkisi de senin elin, ikiside, peki, kutlu ne, kutsuz ne?
Topumuz bir tek inciyiz, bir tek. Başımız da tek, aklımız da tek.
Ne diye iki görür olup kalmışız iki büklüm gökkubbenin altında, ne diye?
Sen habire gevele dur bakalım, habire 'usul boylu birlik çam ağacı' de, sonu nereye varır bunun, nereye?
Şu beş duyudan, altı yönden varını yoğunu birliğe çek, birliğe.
Kendine gel, benlikten çık, uzak dur, insanlara karıl, insanlara, insanlarla bir ol.
İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.
Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane.
Erkek arslan dilediğini yapar, dilediğini.
Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini.
Tertemiz can canlığını işler, canlığını.
Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini.
Ama sen canı da bir bil, bedeni de, yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine, hani bademler gibi, bademler gibi.
Ama hepsindeki yağ bir.
Dünyada nice diller var, nice diller, ama hepsin de anlam bir.
Sen kapları, testileri hele bir kır, sular nasıl bir yol tutar, gider.
Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak, can nasıl koşar, bunu canlara iletir.

Mevlana Celaleddin Rumi

3 yorum:

nilufer dedi ki...

Bu can,
sevgiyle, umutla,huzurla, an'da ve kendin olma sevinciyle geçecek bir yıl daha diler sen olup görünen can'a )
niluuuu.

Erdem Ferit Baskaya dedi ki...

Nice yıllara Fulyacım. Aynı zaman dilimine doğmuşuz iyiki. Yarın gece Ankara'ya yola çıkıyor olacağım. Yılbaşına yolda gireceğim. İçine doğmuş olduğumuz ritüellerden kendimize ait köşeler çıkarabilmek bence güzel. Yıllar önce bir "fırsatı" tepmiştim. O zaman Ankara Mağara Araştırma Derneği üyesi idim ve arkadaş grubum yeni yıla Safranbolu'da bir mağaranın gizeminde girme kararı almışlardı. Ellerinde şarap kadehleri ile yıldızlara sığınmışlardı. Geçmiş hayatların modern hayata yakınlaştığı bir mekanda insan ömrünce kısa gözlerini kapayabilmek kendine ait olanda. Daha önce de kalabalıktan sıyrılmıştım. Bir yılı daha kaybettik diye kutlamalı insan. İzmir'den sevgiler. Bakalım Ankara karın beyazını örtünecek mi?

dadagu dedi ki...

günler geçer
yok korkumuz
biliriz ki
herşey masal

Mevlana