21.4.09

son/suz

Zamanın bir sonu var mı?
İnanmak istemediğimiz bir yanılsama gibi
Hem  bekleyip hem kaçtığımız
Bitişlerin ardındaki an mı?
Yoksa göremediğimiz karanlık gibi
Yokluğuyla var olan bir yaşam mı?
Ya da bildiğimiz ama unuttuğumuz bir anlam?
Son bir başlangıç değil de, her an "var" olan mı?
Nefesin içindeki ölüm, sözün içindeki sessizlik, 
Özün içindeki biliş gibi, yoktan var olan
Göz açıp kaparken ki o minik an mı?

son/suz

4 yorum:

İDEA dedi ki...

Biliyorum böyle sanki kapıda bekler gibi oluyor ama napim bir cümle bir söz görmek beni mutlu ediyor.ve koşa koşa geliyorum buraya.Biraz soluklanıyor içime sindire sindire okuyor ve gidiyorum.
Yüreğinize sağlık.

Fuliyama dedi ki...

senin pencerende kah kendime karşılaşıp, kah tüm evrenle selamlaşıyorum ben de...yazdıklarımız aynı "an"da yankılanıyor, muzipçe gülümsetiyor beni:) bir de "siz" den "sen" e dönsün dilimiz, çünkü ben sen sen de ben değil miyiz?

İDEA dedi ki...

Peki ''SEN'' olsun dilimizde yankılanan.Nasıl olsa kendinden bişeyler bulmak değil mi amaç kelime aralarında.

düş dedi ki...

Fulim az once sonsuz.us'a yazmistim bu mesaji, evrensel gundem BiR:)

"bir şeyi anlamanın iki yolu vardır;
ya kalple anlayabiliriz (kabul ve şevkatle) ya da akılla (zihinle).Akıl felsefe yapmayı çok sever, ona takılır, soylem analizi ile çözümler.Bilim için akıl kaçınılmaz şarttır,ama akıl kalpten yoksun oldugunda, Hiroşima'ya atom bombasını da kolaylıkla atabilir.

Zaman kavramsal olarak insanın yaratımıdır, duz bir çizgi içinde geçmiş-şimdi-gelecek dongusunu yaratmıştır.Doğada zaman yoktur diyemeyiz çünkü, doğadır insana zaman hissini veren, bu dunyada.Ay'a bakar insan ve onun hilalden dolunaya donusmesini izler ve buna zaman der.

Evrende zaman yoktur diyebiliriz oysa, cunku evren bir varoluştur, her AN varolmaktadir, zamanın yoklugu derken aslında ANdaki varoluşa dikkatin yogunlaştırılması istenir.Bu açıdan bakıldıgında, ornegin tohum "öz" her AN vardır, biz onun topraga dusup, dallanmasina, yapraklanmasına sonra da çiçek açmasına bakarak, tohumun zaman içinde dönüştüğünü sanırız, oysa "öz" tohum her AN vardır, onun için zaman yoktur..."