15.7.10

Zümrüt


Dün akşam okuldan iki arkadaşımız bize çaya geleceklerdi. Yeni evimizin ilk ziyaretçilerini beklerken bahçede ucu sıcaktan genleşen hortumu fıskıyesine takmak üzere oturdum. Bir süre sonra bir de baktım bir kedi bana doğru geliyor. Sevimli mi sevimli, yumoş ve çok cana yakın bir tekir kız. Kedi delisi olarak evde sürekli bulundurduğum kedi mamasından ikram ettim kendisine. Pek mest oldu. Nereye gitsem beni takip ediyor, bacaklarıma sürtünüp miyavlıyor, yerde yuvarlanıp göbeğini sevdiriyordu. Böylece, ön verandamızda yan yana oturup beraber beklemeye başladık misafirlerimizi. Zeynep ve Cengiz geldiklerinde "aaa kedi mi aldın" dediler bana. "Bu kedi az önce geldi ve gitmedi" dedim.
Vaktiyle Safo adlı kedilerine baktığımız ve en az bizim kadar hayvan delisi hatta koruyucu melekleri olan arkadaşlarım, "Sanki yıllardır seninle yaşıyormuş gibi davranıyor bu kedi" dediler bana. Ferit geldiğinde ona da çok sıcak davrandı, kendini uzun uzun sevdirdi. Bütün akşamı hep beraber geçirdik. "Bu kedi artık sizin oldu sanırım" diyerek muzipçe gülümsedi Zeynep. "Eminim sizin yüzünüzdendir, hayvan melekleri olarak, buraya gelirken onu siz çağırdınız değil mi" diye söylendim gülümseyerek. Zeynep ve Cengiz'in kendi mahallelerinde ne kadar çok yardıma muhtaç ve sakat hayvanı iyileştirdiklerini, ve bu durumda olan hayvanların, onları bir şekilde bulduklarını düşününce, bu olasılığa olan inancım iyice arttı.
Gece dostlarımız gittikten sonra, Ferit bahçe sularken tekir kızımıza bakıp "ismin ne?" diye sordum. Yeşil gözleriyle bana bakarken "Zümrüt" dedi. Tam da "Öz Zümrüt Sitesine uygun bir isim diye düşündüm ve onu sımsıkı kucakladım:)

Yıllarca kedi köpek beslemiş biri olarak, bu misafire sırt çevirmem imkansız. Ama bize de çok alışmasını istemiyorum. Çünkü sürekli evde olmadığımız durumlarda onun kendine has özgürlüğünü ve vahşiliğini kaybetsini hiç istemem. Bunu sağlamak zor bir denge. Ama onunla konuşursam belki anlar:) Eve girmesine izin vermeden, canı istediği zaman bizi ziyaret etse ne güzel olur...
Zümrüt geceyi nerde geçirdi bilmiyorum ama sabah evden çıkarken kapının önünde beni bekliyordu. Mamasını ve suyunu verdim ve işe doğru yola koyuldum. Bakalım akşama neler olacak, hayırlısı:).......

5 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

noolur fuliyama al onuuuuu..
evren karşımıza çeşitli şeyler gönderir, bazen bu kedi olur, alll onuuu, lütfen, kitap okurken yanında kırıldar, örgünün ipiyle oynar, güzel gözleri ile sana bakar.....

sufi dedi ki...

Eve almamakla iyi etmişsin doğanın içinde olmaları en iyisi.Eve aldıklarımızın ömür boyu sorumluluğunu taşımak zorundayız çünkü.İzmirde kedilerin ve köpeklerin sokakta daha mutlu olduklarına ben eminim.Her sokak on adımda bir su ve mama dolu.Zümrüt kapında seni beklemekten mutlu bence sevgilerimle.

Fuliyama dedi ki...

Can Guguk Kuşu ve Sufi,

Eve geldiğimde Zümrüt verandada onun için koyduğum paspasın üzerinde kıvrılmış uyuyordu. Beni görünce hemen gelip kendini sevdirdi. Uzun bir süre enerjimizi ve sevgimizi paylaştık, ben şezlonga oturmuş, o ise kucağıma...

Sonra "Ben yemek yapmaya içeri giriyorum dedim". İçeri girmek için bir çaba sarfetmedi. Yerine geçti ve rüzgarın tadını çıkarmaya devam etti. Sanırım Sufi haklı. Onu özgürlüğünden "almak" haksızlık olabilir. İstediği zaman istediği yere gidebilir. İsterse kapımızda bekleyebilir. Uzağa ya da tatile gittiğimizde evde kapalı kalmaz. Çok akıllı ve sözden anlayan bir kediye benziyor kendisi.

Oturduğumuz site henüz yeni olduğu için biraz ıssız. Ama başka sokak kedileri ve köpekler de gördüm. Belki onlarla arkadaşlık da edebilir. Gerçi henüz etrafta mama veya su kabı görmedim ama bu zamana kadar canlı ve sağlıklı kaldığınına göre Zümrüt, biz olmasak da başının çaresine bakar diye düşünüyorum açıkcası.

Can Guguk Kuşu, benim eskiden Zümrüt'ün tam tersi bir kedim vardı. Sokağa çıkmaktan korkan, yabani bir tekirdi . Adı da Puslu idi. Bu bloğa başlamamın sebebidir onun ölümü. Onunla inanılmaz güzel anlarım oldu. Senin söylediğin tüm güzellikleri yaşadım onunla. Şimdi başka bir kediyle daha özgür bir ilişki deneyimlemeyi istiyorum. Kedilerin öz doğasına saygı duyarak onlarla daha bağımsız bir iletişim kurmayı deneyimlemek istiyorum. Allah nasip eder inşallah...Bakalım zaman neler gösterecek:)

Güzel yorumlarınız için sonsuz teşekkürler. İyi ki varsınız can dostlar...

Sevgiyle....

c'est l'heure du the ! ^^ dedi ki...

Hé, il y a des gens qui ont un "chien d'extérieur", celui là sera donc un "chat d'extérieur", indépendant mais affectueux :-)
Un nouveau membre dans la famille (?) ;-)

Fuliyama dedi ki...

Tout a fait:)!