19.10.10

Var Olmanın Gücü

Öyle bir yağmur yağdı ki dün gece, sanki gökyüzü içini kustu toprağa. Bereketi birikmiş mavilikten sonsuzluk indi aşağıya. Zümrüt ve Gece onlar için balkona kurduğumuz kulübede yarı ıslak, yarı kuru yan yana vakit geçirmek zorunda kaldılar. Belki de onlar için yeni bir yakınlık dönemi oldu bu durum. Bahçedeki bitkiler suya doydular ve sabırsızlıkla güneşi beklemeye başladılar. Ve muzip güneş bulutların arasından belirdi sabaha...Dışarıda ne oluyorsa içimizin bir yansıması gibi...bazı günler kasvetinden geçilmeyen ruhumuz, "ben"liğimiz yüzünden acı çekerken, hemen ardından içimizi sıcacık bir huzurun ve neşenin kaplaması ne kadar tanıdık....
Yağmurlu günleri çok severim. Toprağa sinen suyun kokusu, dışarda kopan fırtına ile evdeki loş sıcaklığın zıtlığı, hep hoşuma gider. Ama en çok da kitap okumayı severim penceremi çalan yaşam eşliğinde. Dün gece başladığım kitap, hem içimdeki hem dışımdaki fırtınaların bana armağanı:

Var Olmanın Gücü, Eckhart Tolle.

Benden de size armağan olması dileğiyle...

5 yorum:

düş dedi ki...

bigün hikayeydin ve anlatıldın olacak, işte ondan önce hikaye olduğunu bilmek şimdiye getirir, güzel kitap, keyifli okumalar:)

Fuliyama dedi ki...

Keyifle okuyorum, teşekkürler!:)

Profösör dedi ki...

"Sevdiğine kur yapmak için şarkı söyleyen bir erkek kurbağa, farkında olmadan avını arayan bir yarasaya akşam yemeği müjdesi vermiş olabilir!" İşte mukadderat budur diyebileceğimiz trajik bir doğal hadise.. En zevkli ve en keyifli anlarda bile farkında olmadan sonumuzu hazırlıyor olabiliriz miyiz?

Beni etkileyen bir mukadderat. Acaba kaderi yoğun bir biçimde işleyen öyküler yazmaya ne dersiniz. Sizin yazılarınız ve üslubunuz ve birikiminiz buna müsaittir.

Fuliyama dedi ki...

İlginiz ve öneriniz için çok teşekkürler. Öykü yazmanın beni andan uzaklaştıracağını düşünmekteyim. Kaderimizi ellerimizde tuttuğumuza inanıyorum. Daha doğrusu düşüncelerimizde:) Yazılarım genelde an içinde var olmuş ve akmış paylaşımlar, ve bu paylaşımların ne zaman nereden geleceğini kestirmem zor. Bu blog işte tam da bu yüzden benim için sürprizlerle dolu:) Ve ben öyle olmasına izin vermeyi tercih ediyorum.

Sevgiler

Profösör dedi ki...

Zevkle takib edeceğim güncelerinizi. Daima iyi hissedin.. İyi düşünün.. İyi yaşayın...