2.12.10

Rüzgar'ın sözleri...

Güneyden esen rüzgarlar
Günlerdir devam ederken
Aklıma gelen sorular zihnimde birikirken
Ve cevapları yavaş yavaş içimden dökülürken
Gözlemlediklerim şunlar:

Bazı rüzgarlar inatçıdır. Çünkü ağaçların ne kadar derinlere sarıldığını merak eder.
Bazı ağaçlar ise hem köklerini hem de gövdelerini esnek tutarak rüzgara boyun eğer.
Bunlarından biri Alaçatı yöresinde yetişen Katran Ardıçıdır. Biçimi kendiliğinden rüzgarla savrulmuş gibidir. Sanki olacaklara karşı yerini almış hazır beklemektedir.

Epeydir süren ve evimizi, bahçemizi ve içimizi test eden rüzgar hazretlerinin
Neden bu kadar ısrarcı olduğunu, Ardıç ile tanıştıktan sonra daha iyi anladım.
Duymakta direndiğimiz sözlerini şimdi daha iyi duydum:

"Hadi bak kendine" diyor, "Hayatında sağlam olan ne? Gitmesi gereken ne? Bırakmakta zorlandığın ne? ve Bırakmaman gereken? "
"Yeterince sarılıyor musun içine? Derinlerine kök salıyor musun bakalım?"
Hadi dur ve bak, sarsıldıkça verdiğin tepkiye,
Ruhun acıyla kırılıyor mu? Yoksa huzurla boyun mu eğiyor sadece kedilerin duyduğu sözlerime? Ve izin veriyor mu onu şekillendirmeme?

Hayatınızdan geçen tüm rüzgarların, sizleri bir Ardıç gibi sağlam ve bir Ardıç gibi özgür kılması dileğiyle...





5 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

demek ki bu nedenle bu ağaç bu kadar güzel.

Fuliyama dedi ki...

evet di mi.

Ali İkizkaya dedi ki...

Alaçatıda da olduğunu bilmiyordum. Hep yüksekleri, deli rüzgarları sever bilirdim. Demek düzdeki rüzgarları da severmiş. En sevdiğim ağaçtır. Hem görüntüsü hem de sağlamlığı ile. Enfes kokulu bir ağaçtır. Elbise dolabımda talaşından bir kaç paket var. Toroslarda gelinlerin sandığı ardıçtan olur derler. Kurt vurmaz o sandığın ardıç ağacına ve içindekiler ne güzel kokar. Antalya Orman İşletme Müdürlüğündeki bir ziraat mühendisi başarana kadar hüda-i nabit idi. Zira Ardıç Kuşu vardır. Ardıç kuşu ardıç tohumu yiyecek, sindirecek, kuşun bağırsağında o bağırsakta üretilen bir asit ile çekirdeğin kabuğu açılacak, havada iken kuşun haceti ile toprağa düşecek ve yeşerek Anadolunun yüksek bir yerinde.
Soyu tükenmek üzere idi, en sonunda başardılar ve Toroslara dikiyorlar artık.
Çok gururlu ve sert bir ağaçtır. Marangozlar pek biçmek istemez zira testerenin dişlerini bozar. Öyle gururludurki hep dik durur. Tek başına ve sessizdir dağ başlarında.
Eğer olurda okumak istersen eskide bende yazmıştım Ardıçla ilgili;
http://aliikizkaya.blogspot.com/2009/05/ardc-agac.html

Sevgiyle...

Fuliyama dedi ki...

Ne kadar güzel bilgilerle aydınlattınız yazımı, ışığınız ve paylaşımınız için çok teşekkürler, buna vesile olan Ardıç ağacına sonsuz minnetler:)

Münire dedi ki...

Canımm Fulim ne güzel de görmüş güzel gözlerin bu güzel ağacı ve de negüzel yorumlamışsın rüzgarla olan Aşkını... Hayatı görmüşsün,Aşkı görmüşsün ne mutlu sana...
bu güzel ağacı bize gösterdiğin için çok teşekkürler...