6.2.11

Frida ve diğerleri...

İstanbul bizi sevgililer ayında çağırdı ve sürprizlerle dolu bir macera yaşattı. İlk hedefimiz Frida Kahlo'nun sergisiydi. Bütün eserleri olmamasına rağmen gördüklerimiz hayranlığımızı arttırdı. En sevdiğim tablosuyla ("Evreni kucaklayan aşk, toprak ben Diego ve Senyor Xoloti") bizi sessiz bıraktı.




Kaldığımız yer, Babaannemin ve dedemin doğup büyüdüğü mekanlardaydı. Atalarımın izinde, Sarıyer ve çevresinden gözüme yansıyanlar yeniyle eskinin kavuşumundaki "an"dı.

Çocukluğumun yaz aylarını geçirdiğim konağın, rengi değişse de hala aynı kokusuyla karşımdaydı.


















Gitmeyi planlamadığımız mekanlar ve sergiler de bize ayrıca sunulan bir armağandı.



Türk Sineması Müzesi



Ve ucu ucuna yetişdiğimiz "Body Worlds" sergisi gibi.


Ama en güzeli, İstanbul'un taşkın ve yaşlı ruhunu hissedebileceğimiz kaçamak anlardı. Enerjisi ve zenginliğiyle, bizi hiç bıkmadan kucakladı...ve katmanlarında büyülü bir yolculuğa çıkardı...

5 yorum:

bilge dedi ki...

Istanbul'un sanat kokan müzeleri, ve çocuklugunun geçtigi mekanlarla yıllar sonra bulusabilmek sana olumlu enerjiler yüklemis olmalı..ne mutlu..

Münire dedi ki...

Bu güzellikleri senin güzel ruhunla birlikte paylaşmakta çook çook ayrı bir güzell...

Fuliyama dedi ki...

Çoook teşekkürler güzel arkadaşlarım benim...

c'est l'heure du the ! ^^ dedi ki...

Bah, je ne connais que très peu Istanbul (48h + l'aéroport...) et grâce à toi j'en découvre un peu plus ^^

ps : le reflet du photographe dans la peinture de Frida... c'est bien joué ^^

allez, bon dimanche et @+ ! ^^

Fuliyama dedi ki...

Sevgili Kara kedi,

Blogumu takip etmene ve bazı şeyleri fark etmene sevindim. Asıl ben sana teşekkür ederim:)

Sevgimle...