11.12.12

moods of the moon

Ofiste kağıt okumalarıma ara vermiş bir halde, müziğe sarıldım yine. Nereden yayın yaptığını bilmediğim bir radyonun ismine takıldı düşüncelerim. "Moods of the Moon". Piyano parçaları yayıldı ansızın odaya. Pencereden baktığımda, buzul mavisi bir gökyüzü ve bulutlara karışan dağ siluetlerinde, dinlendim birkaç saniye. Ruhumuzun değişen hallerini düşündüm. Ne zaman yoga dersime girsem, nefes ve onun doğurduğu bedensel akışın içinde, en sevdiğim şey, halden hale girmek. Bir poz diğerine akarken, bir nefes diğerine doğarken, bedenin bütünlüğündeki dönüşüm ve hareketi izleyen zihin, müzikle bir olurken, ve ter içinde, sözcükler ardı ardına sıralanırken içimden dışarı, her hali deneyimlemenin güzelliği, beni en çok mutlu eden. Keşke sadece yogayla yaşasam...Masa başında zihinimi kurcalamak ve bedenimi dondurmak yerine, hep o hareketin, bütünlüğün, akışın ve müziğin içinde olsam. Sessizliğini özleyen bir gürültü gibiyim şu an...

1 yorum:

destiny dedi ki...

Sessizliği özleyen bir gürültü tanımı çok güzel bir ifade..
Başka değişle, insanın uzaklaştığı özüne duyduğu özlem..

Sevgilerimle..