10.11.10

çivit

Kasım ayının ortasına doğru yol alıyoruz. Bir yöne doğru gittiğimizi zannedip aslında bilmediğimiz bir yönsüzlükte yürüyoruz. İşin hem gizemli ve zevkli kısmı bu. Hem de rahatsızlık verici kısmı, zira minik ama engin zihnimizin birşeyleri "bilmek" için bitmek tükenmeyen bir açlığı var.
Bu açlığa rağmen, erken kararmış çivit mavisi ve rüzgarlı bir gökyüzünün altında , cama yansıyan gece lambasının loş ışığında, kendimleyim. Diğer odalardaki arkadaşlar yavaş yavaş çıkıp evlerinin yoluna koyulurken, ben akşamı birkaç dakika daha uzatıp, yaşadığım günün izlerini yavaş yavaş içimdeki sessizliğe dönüştürüyorum. Sonsuz yollarda akıp giden arabaların arasına karışmadan önce, bir karınca gibi ezberlediğim ve benimsediğim yolumdan, şaşma egsersizleri yapmaktayım.
Dün öğredim ki karıncalar diğer arkadaşlarının bıraktığı kokuyu izleyerek kilometrelerce yol aşıp yuvalarına yiyecek götürürleşmiş. Onların yol bulma yöntemi koku. Bizimkisi zihin.
Belki de, biz de arada yolumuzu başka duyularımızla bulmayı denesek, bulunacak bir yol olmadığını keşfedeceğiz....

Evimizi istila eden, beni hem sevindirip hem rahatsız eden karınca sürüsüne itafen dökülmüş bir iç kırıntısı...

7 yorum:

düş dedi ki...

yolu zihinle gidince kayboldum sanıyorum sonra bi bakıyorum hep kendime geliyorum adım adım, başka da bir yol yokmuş, elimi tutacak eller ararken, herkesin kendi yolunu yürüdüğünü görüyorum, tutulmayan ellerimi tutmayanları onurlandırıyorum, yollarında muhteşem yürüyorlar, sonra tutuyorum kendi elimden,geliyorum yine kendime:)

iç kırıntısına sevgilerimle:)

Ali İkizkaya dedi ki...

Üstünde çok ama çok kafa yormak lazım gelen bu kadar küçüminnacık hayvancıkların bıraktığı devasa izler bunlar ...
Usta işi bir metin.
Sevgilerimle.. Paylaşım için teşekkürler.

Profösör dedi ki...

Karıncaların da krdeşleri vardır değil mi?

Fuliyama dedi ki...

izleriniz için ben teşekkür ederim...

Münire dedi ki...

Düş'ünde dediği gibi kendi elimizden tutup sıkıca ve güvenle ilerlerken ,aslında tutuşuyoruz hepbirlilte el ele:)
sevgimle! yüreğine sağlık

Fuliyama dedi ki...

Çok teşekkürler can Münim!

Profösör dedi ki...

Doğarken ağelamışım, bari ölürken gülümseyeyim...